Tasavvufta nefis mertebeleri nelerdir
Tasavvufta nefis mertebeleri, Kuranda geçen nefs kavramının tasavvufî yorumuyla insanın nefs i emmareden nefs i mutmainneye doğru arınma sürecini açıklar.
Tasavvufta nefsin seviyeleri nasıl açıklanır
Tasavvufta nefsin seviyeleri genellikle nefs-i emmâre ile başlar. Bu mertebe, kötülüğü emreden, arzuların ağır bastığı en alt düzeydir. Bu halde kişi güç, hırs ve haz odaklı yaşar; günah bilinci zayıf, vicdani uyarılar yetersizdir. Sonraki aşama nefs-i levvâme’dir; kişi yaptığı yanlışların farkına varır, pişmanlık duyar ama istikrar sağlayamaz. Nefs-i mülhime’de iyiliğe ilham alma ve doğruyu sezme başlar; insan iyiye yönelmek için güçlü bir iç ses hisseder. Nefs-i mutmainne ise Kur’an’da geçtiği şekliyle huzura ermiş, tatmin olmuş nefistir; burada tevekkül, sabır ve içsel denge öne çıkar. Kişi artık iyiliği gösteriş için değil, Allah rızası için yapmaya yönelir.Tasavvufta nefis mertebeleri nelerdir sorusunun devamı niteliğinde bazı kaynaklar, nefs-i râdıyye, mardıyye ve sâfiye gibi daha yüksek mertebelerden de söz eder. Nefs-i râdıyye’de kul, başına gelen olumsuzlukları bile ilahi takdirin bir parçası olarak görür. Nefs-i mardıyye’de bu teslimiyet Allah katında makbul hale gelir. En yüksek seviye kabul edilen nefs-i sâfiye, benlik iddialarının tamamen silindiği, sevgi ve merhametin hâkim olduğu bir haldir. Ancak tüm bu aşamalar, herkesin eksiksiz tamamlayacağı merdivenler olarak değil, manevi hedefler olarak görülür. Önemli olan, günlük hayatta nefsin oyunlarını tanıyıp tevbe, zikir ve ahlaki gayretle daha olgun bir seviyeye ilerlemektir. Böylece Tasavvufta nefsin seviyeleri, soyut bir kavram olmaktan çıkar; insanın her gün yeniden başlayabileceği canlı bir manevi eğitim sürecine dönüşür. - Yazım Tarihi: