Neden Kuraklık Oluşur?
Kuraklık neden meydana gelir, neden kuraklık yaşanır, uzun süreli yağış azlığı, yüksek sıcaklık, yanlış arazi kullanımı ve küresel iklim değişikliği kuraklığın sebebidir.
Kuraklığın Meteorolojik ve Atmosferik Kaynakları
Kuraklık başlangıçta meteorolojik bir olaydır ve temel olarak hava sistemlerindeki doğal değişimlerden kaynaklanır. Ancak, bu doğal değişimlerin süresi ve yoğunluğu, iklim değişikliği ile birlikte artmıştır.
1- Yağış Rejimindeki Anormal Değişimler ve Süreklilik
Bir bölgede kuraklığın ilk sebebi, normalden daha uzun süren bir dönem boyunca yağış miktarının yetersiz kalmasıdır. Bu, genellikle bir bölgeye yağış getiren hava akımlarının (örneğin Batı Rüzgarları veya Musonlar) zayıflaması veya rotasını değiştirmesiyle meydana gelir. Yeterli kar yağışının olmaması da bir kuraklık sebebidir, çünkü kar örtüsü, eriyerek yeraltı sularını besleyen önemli bir rezervuardır. Yağışlardaki bu kronik azalış, yüzey sularını ve toprak nemini hızla tüketir.
2- Yüksek Sıcaklıkların Neden Olduğu Aşırı Buharlaşma
Yağışın azaldığı dönemlere eşlik eden normalin üzerindeki sıcaklıklar, buharlaşmayı (evapotranspirasyon) ciddi ölçüde artırır. Bu durum, topraktaki nemin ve barajlardaki suyun atmosfere geri dönmesine neden olur. Dolayısıyla, yeterli yağış düşse bile, aşırı sıcaklıklar nedeniyle bu su hızla kaybedilir ve kuraklığın şiddeti artar. Küresel ısınmanın sebep olduğu sıcaklık artışları, bu meteorolojik etkiyi sürekli hale getirmektedir.
3- Büyük Ölçekli İklim Olayları (El Niño ve La Niña)
Pasifik Okyanusu'ndaki yüzey suyu sıcaklıklarının değişmesiyle ortaya çıkan El Niño ve La Niña gibi doğal okyanus-atmosfer olayları, küresel hava sirkülasyonunu etkiler. Bu büyük iklim olayları, dünyanın farklı bölgelerinde beklenen yağış ve sıcaklık düzenlerini altüst ederek, bazı bölgelerde aşırı yağışa yol açarken, diğerlerinde ise uzun süreli ve şiddetli kuraklıklara neden olabilir.
İnsan Kaynaklı (Antropojenik) Kuraklık Etkenleri
Doğal faktörler kuraklığı başlatsa da, insanın doğaya müdahalesi, kuraklığın etkilerini katlanarak artırır.
1- Yanlış Arazi Kullanımı ve Ormanların Yok Edilmesi
Özellikle ağaçların kesilmesi ve ormansızlaşma, toprağın suyu tutma kapasitesini ciddi şekilde azaltır. Ormanlar, doğal bir sünger görevi görerek suyu emer ve yavaşça yeraltı sularına bırakır. Ormanların yok edilmesiyle toprak suyu tutamaz, yüzey akışı hızlanır ve sel sonrası hızla kuruma meydana gelir. Ayrıca, suya yoğun ihtiyaç duyan tarımsal ürünlerin kurak bölgelerde yetiştirilmesi, su kaynaklarını aşırı zorlar.
2- Aşırı ve Kontrolsüz Yeraltı Su Çekimi
Barajlar ve yüzey suları azaldığında, tarım ve sanayi genellikle yeraltı sularına yönelir. Ancak, yeraltı sularının doğal dolum hızı (yağışlarla) çekim hızından çok daha yavaşsa, bu durum yeraltı su seviyelerinin kritik ölçüde düşmesine yol açar. Bu, sadece bugünün değil, gelecek nesillerin su kaynaklarını tehlikeye atan en büyük insan kaynaklı kuraklık etkenlerinden biridir.
Kuraklığın oluşması, doğal meteorolojik koşulların insan eylemleriyle (özellikle iklim değişikliği, ormansızlaşma ve aşırı su kullanımı) birleşmesi sonucu meydana gelir. Kuraklık tehdidini azaltmak için acilen sürdürülebilir su yönetimi politikaları benimsemek, tarımda daha az su tüketen yöntemlere geçmek ve küresel iklim değişikliğiyle mücadeleyi önceliklendirmek gerekmektedir.