Otuz üç defa zikir çekilmesi, Peygamber Efendimizin sünnetidir ve Allah’ı anarak kalbi huzura ulaştırmanın manevi yoludur.
Zikir, yani Allah’ı anmak, İslam inancında kalbi arındıran, ruhu huzura kavuşturan bir ibadettir. Müslümanlar namazdan sonra genellikle “tesbihat” denilen bu zikirleri belirli sayılarda tekrar eder. Peki neden otuz üç defa tesbih çekilir? Bu uygulama, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) sahih hadislerinde bildirdiği bir sünnettir. Peygamber Efendimiz, namazlardan sonra “Subhanallah”, “Elhamdülillah” ve “Allahu Ekber” zikrinin her birini otuz üç defa söylemeyi tavsiye etmiştir. Bu zikirler Allah’ı yüceltmek, O’na hamdetmek ve büyüklüğünü anmak anlamına gelir. Bu sayılar keyfi değil, manevi hikmetlere dayalıdır; kalbin zikre alışması ve dilin sürekli Allah’ı anması için ölçülü bir düzen oluşturur.
Otuz üç defa zikir çekmenin hadislerdeki yeri
Sahih hadis kaynaklarında bu konuda pek çok rivayet yer alır. Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Namazdan sonra otuz üç defa ‘Subhanallah’, otuz üç defa ‘Elhamdülillah’ ve otuz üç defa ‘Allahu Ekber’ deyiniz. Yüz tamam olunca da ‘La ilahe illallah, vahdehu la şerike leh, lehül mülkü ve lehül hamdü ve hüve ala külli şey’in kadir’ deyiniz.” (Müslim, Mesâcid 146) Bu hadis, otuz üç defa zikretmenin bir tesbih geleneği olarak yerleştiğini gösterir. Hz. Ali (r.a.) ve Hz. Fatıma (r.a.)'ya Peygamber Efendimiz’in öğrettiği bu zikir düzeni, hem şükür hem de sabır ibadeti olarak bilinir. Bu sayı, üç önemli zikrin toplamda yüzü tamamlamasını sağlar. 33 + 33 + 33 = 99’dur ve Allah’ın 99 güzel ismini, yani Esmaül Hüsna’yı simgesel olarak temsil eder. Böylece tesbih, hem sayı hem anlam bakımından bir bütünlük kazanır.
Zikir ve sayının manevi anlamı
Zikir çekmek, yalnızca dil hareketi değil, kalbin Allah ile olan bağını güçlendiren bir eylemdir. Kur’an-ı Kerim’de, “Beni anın ki Ben de sizi anayım.” (Bakara, 152) buyrularak zikrin değeri vurgulanmıştır. “Kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur.” (Ra’d, 28) ayeti ise zikrin insan ruhuna verdiği sükûneti anlatır. Otuz üç kere yapılan bu düzenli tekrarlar, insanın hem zihnini hem kalbini huzura taşır. Zikir, kişinin günün karmaşası içinde Rabbini unutmamasını sağlar. Ayrıca 33 sayısı, dengeli bir ritim oluşturur; zihin bu tekrarları benimser ve ibadet bilincini güçlendirir. Böylece Müslüman, hem farz namazını tamamlar hem de ruhsal olarak arınmış olur. Bu yönüyle otuz üç defa zikir, sayısal bir tekrar değil, anlamı derin bir manevi disiplinin ifadesidir.
Kader kesin bir hüküm değil ihtimaller bütünüdür ve değişmez denilen çizgisi insan iradesi ile atılan adımlar ve edilen dualar ile sıfırdan çizilebilir.